Hükümet kurulması için 45 günlük kanuni süre doldu. Şimdi 4 Ağustos 2015 Pazartesi itibariyle bugün bir geçiş dönemi başlamış bulunuyor. Türkiye gazetesinden Rahim Er, “Erken Seçim Hükümeti” başlıklı yazısında, yaşanan durumun demokrasi tarihide ikinci kez yaşandığını ilkinin Sultan Abdulhamit Han döneminde yaşandığını yazdı. Tabi o dönem Abdulhamit’e yapılanlar bugün Erdoğan’a yapılıyor…
İŞTE O YAZI:
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı İsmet Yılmaz ile istişare ettikten sonra meclis içinden bir ismi -muhtemelen Davutoğlu’nu- Başbakan tayin edip 25. Dönem parlamentoyu feshedecektir. Tensip edilen Başbakan, bir “Seçim Hükümeti” teşkil ederek çok yüksek bir ihtimalle 1 Kasım 2015 Pazar günü ülkeyi seçime götürecektir.
Vaki hadise, demokrasi tarihimizdeki ikinci meclis feshidir. İlki, Sultan Abdülhamid Han zamanında olmuştu. Memleket, parlamento içinden parçalanma gibi bir tehlike arz edince Hakan-Halife, Kanun-ı Esasi’yi mer’i bırakarak parlamentoyu feshetmişti. O tarihte bugünkünden farklı olarak memâlik-i şâhâneyi bölmek Devlet-i âli Osman’ı yıkmak isteyenler, gayrı Müslim ekalliyetten zümrelerdi.
Sultan Abdülhamid-i sâni ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yakın benzerlikler bulunmaktadır:
Yahudilerin düşmanlığı, Topçu Kışlası isyanı, aynı anlama gelen müstebit ve diktatör yakıştırmalarıyla suçlanmaları, ikisine de suikastler düzenlenmesi, birinin İttihatçı, diğerinin Paralel Örgüt tezgâhlarıyla mücadele zorunda kalması, ikisine de medyanın amansız düşmanlığı, Düveli Muazzama’nın ikisini de tökezletmeye çalışması, ikisinin de İslâm âleminde çok sevilmesi, ikisinin de bayındırlık, teknoloji, refah ve kalkınmaya çok yatırım yapması vs vs. Son benzerlikse bahsettiğimiz meclis feshi şeklinde gelişmiş bulunuyor.
Reis-i Cumhur, Recep Tayyip Erdoğan, anayasadaki bir seçimin tekrarına dair şartların doğması sebebiyle kanunun kendisine verdiği salahiyetleri kullanarak seçim sistemini çalıştırmaktadır. “En kötü karar, kararsızlıktan iyidir!” Belirsiz bir ortamda savrulup durmaktansa seçime gidilmesi en doğru karardır.
Seçim Hükümeti, teröristlerin üstelik de Kürt kız ve kadınları dağa kaldırmaları, yol kesmeleri, araç yakmaları, karakollara, askerî birliklere ateş açmaları, asker ve polisi şehit etmeleri, dinamit patlatmaları ve benzeri kanunsuzlukları sürdürdükleri bir ortamda kurulmaktadır. Büyük ihtimalle sandığa da bu ortamda gidilecektir.
Seçim Hükümeti, hangi terkipte kurulursa kurulsun o, bir sorumluluk hükümeti olacaktır. Bir numaralı sorumluluk vatandaşın hiç bir yörede hiç bir tehdit yaşamadan kendi hür iradesiyle oyunu kullanabilmesini temin etmektir. Seçimlerin huzur içinde, hürriyet içinde ve milli iradeyi aksettirir bir şekilde gerçekleşmesi şarttır. Bu birinci şart. İkinci şartsa seçim müddetinde piyasaların kontrolden çıkmaması, dövizin daha da azmaması, vatandaşta yarın endişesi olmaması, yatırımların hız kesmeden devam etmesi ve terörle mücadeleden taviz verilmemesidir.
Sinan Oğan: MHP hezimet yaşayabilir
1
İBB Lideri Ekrem İmamoğlu taziye meskeninde Kur’an-ı Kerim okudu
68632 kez okundu
2
Adalet Bakanı Tunç’tan yardımcısı hakkındaki torpil tezlerine karşılık: Tek kriterimiz liyakat
4278 kez okundu
3
CHP, Yargıtay’ın Can Atalay kararı üzerine Meclis’i fevkalâde toplantıya çağırma kararı aldı
4065 kez okundu
4
Seçmen listeleri bugün askıya çıkıyor! 17 Ocak’a kadar güncelleme yapılabilecek
3960 kez okundu
5
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin Devlet Başkanı Abbas’ı Kabul Etti
637 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.